Muhsin Yazıcıoğlu davasına isimsiz mektup damga vurdu

Muhsin Yazıcıoğlu davasına isimsiz mektup damga vurdu
14:24 - Ocak 9 2020 Perşembe

2009 yılında talihsiz bir şekilde helikopteri düşen ve hayatını kaybeden BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun davasında bundan 10 yıl önce dosyaya giren bir isimsiz bir mektup damga vurdu.

10 yıl öncesinde dosyaya girmesine rağmen yeni yeni soruşturulmaya başlanan mektuptaki iddialarda çok ilginç ayrıntılar yer aldı. Kim tarafından yazıldığı bilinmeyen mektupta yaşanan kazadan sonra helikopterin konumuyla ilgili bilgi veren ve depolama işlevi görev GPS cihazlarının sökülmesiyle ilgili süreci aydınlatacak iddialar yer aldı.

Duruşmada Muhsin Yazıcıoğlu’nun ailesinin yanında avukatı Kemal Yavuz ve BBP partisinden isimler yer aldı. Sanıklardan Aydı Özsıcak’ın savunmasıyla duruşma başladı. Özsıcak sökme talimatını veren kişinin Semih Yüksekkaya olduğunu iddia etti. Yaptığı savunmayı bu kurgu üzerine sürdüren Aydı Özsıcak kendisine ait olduğu belirtilen elinde tornavidalı görüntüleri de reddederek bilirkişinin incelemesini istedi.

Sonradan söz alan Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Kemal Yavuz, ana soruşturma dosyasında yer alan isimsiz bir ihbar mektubunu dava dosyasına sundu ve mektupta yazanlar duruşmaya damga vurdu. Yavuz’un ‘Tanıyorum’ dediği kişi tarafından yazılan mektupta sanıklar hakkında şu iddialar yer aldı:

– Helikopterden parça sökme işini yöneten F.B. ve Semih Yüksekkaya değildir. Bu kişiler de daha yukarı bir yerden talimat aldılar çünkü bu olaydan sonra bunlar terfi ettirildiler.

– Semih Yüksekkaya albaydır, bakım komutanıdır. GPS cihazlarının sökme talimatını veren ve takip eden Semih Yüksekkaya’dır. Görüntüleri gönderen kişi görüntüleri çeken kişi değildir.

– Görüntüler yanlışlıkla helikopter kazasıyla ilgili dosyaya girmiş bir CD’dir, dosyadan alan bir kişi tarafından gönderildiği düşünülmektedir. Fotoğrafları çeken şahıs M.B.’dir. Kendisi albay ya da binbaşıdır.

29 YILLIK ASKERİ HAYATIMI MAHVETTİN

M.B. okul komutanlığına çağırılarak bu fotoğrafları neden çektiği ile ilgili ifadesi alınmıştır. İfadesi alındıktan sonra F. paşa tarafından ‘Allah belanı versin. 29 yıllık askeri hayatımı mahvettin. Bu fotoğrafı ne diye çektin?’ diyerek azarlanmıştır. Bu toplantıya katılanlar Tümgeneral S.S. ile Tuğgeneral F.B.’dir. Dönüşte Cemal Şahan, Nusret Memiş, Nedim Bakırhan’ı yanlarına çağırarak ifade birliği içerisinde olalım talimatını vermiştir. Kara Kuvvetleri Komutanı’nın ‘Biz zaten isimleri geç verdik size hiçbir şey olmayacak. İfade birliğinizi bozmayın’ dediği ifade edildi. Nedim Bakırhan ‘Ben oraya askeri helikopter için gittim’ derim. Ancak ‘Orada sivil helikopterler de görünce merak ettim yanına gittim ve inceledim’ diyeceğim. Zaten komutan da ‘Böyle ifade verin’ diye söyledi demiştir. Sikorsky’nin kırımı özel olarak yaptırılmıştır.

“AĞABEY BİZ SÖKTÜK AMA BİZ Mİ DÜŞÜRDÜK?”

Amaçları Sikorsky’e gönderilecek inceleme heyeti ile bu operasyonu yapmaktı. Nedim Bakırhan’a ‘Konuşma’ demelerine rağmen sürekli panik içinde ‘Ağabey biz söktük ama biz mi düşürdük?’ demekte, hatta bir keresinde Helikopter 25’inde düştü biz 29’unda gittik. Cihazlar o zaman kayboldu, bizi bulurlar’ demektedir. Dün operasyon başladığında savcı komutanla görüşürken iki bayan katibin geldiğini gören iki astsubay bilgisayarları kucaklayarak bayanlar tuvaletinden kaçırdılar. Bayan katipler de bunu görmüş olmalı. Sürekli bu 3 kişi toplanarak nasıl ifade vereceklerini konuşmaktalar. Hatta bir emekli askeri hakimi avukat tuttular. Ortak ifade vermeyi ve nasıl ifade vereceklerini ayrı ayrı kararlaştırdılar. Bu kişiler avukatlarıyla birlikte Malatya’ya gidip ifade vermek için hazırlandılar ancak Kara Kuvvetleri Komutanı’nın izin vermediğini F. paşa söyledi diye konuşmuşlardır.”

Kemal Yavuz, sonra sırasıyla Aydın Özsıcak, Nedim Bakırhan ve Cemal Şahin’e bu mektupta yer alan iddiaları doğru olup olmadığını, ifade birliğini bozmamaları konusunda birilerinden talimat alıp almadıklarını sordu. Her 3 sanık da mektupta yazan iddiaların asılsız olduğunu, kendilerine ait olduğu ifadeleri hiçbir yerde söylemediklerini belirtti.

Sanık avukatları da mektubun isimsiz olduğunu ve delil niteliği taşımadığını söyledi.

YAVUZ: MALATYA’DA BU ŞAHISLA GÖRÜŞTÜM

Sanıklardan Nedim Bakırhan, mektubu yazan kişinin mahkemeye gelmesini isteyerek, “Kendisiyle yüz yüze görüşmek isterdim. Sayın Yavuz’dan merak ediyorum ismini açıklayabilir mi, hâlâ kendisiyle görüşüyor mu?” dedi.

Bunun üzerine Kemal yavuz şunları söyledi:

“Şahsı ben tanıyorum. Malatya’da yürütülen soruşturma aşamasında bu şahısla görüştüm. Şahsın belirtmiş olduğu hususların gerçekle birebir örtüştüğünü savcılar söyledi. Bu noktadan sonra ben şahısla görüşmedim. O tarihte muvazzaf askerdi, belki de senin odandaydı, bilemem.”

UÇUM: FURKAN YAZICIOĞLU’NUN SORULARINA CEVAP VERECEĞİM

Davut Uçum ise olayın açığa çıkmasını en çok kendisinin istediğini ancak birilerinin bunu istemediğini söyledi. Furkan Yazıcıoğlu’na da seslenen Uçum, “Ben Furkan Yazıcıoğlu ile karşılıklı konuşmak istiyorum. Savcılıktan izin alsın, bütün soruları getirsin sorsun. Ben, Furkan Yazıcıoğlu’na ne istiyorsa hepsinin cevabını vereyim” dedi.

Duruşma sonunda hakim davayı 22 Nisan’a erteledi.

HIRSIZLIK SUÇUNDAN YARGILANIYORLAR

Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinde 25 Mart 2009’da düşen, Muhsin Yazıcıoğlu, BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, yardımcısı Yüksel Yancı, BBP Sivas Belediye Meclisi Üyesi Adayı Murat Çetinkaya, İHA muhabiri İsmail Güneş ve Pilot Mustafa Kaya İstektepe’nin hayatını kaybettiği helikopteri arama çalışmalarında kırıma uğrayan S70 Sikorsky helikopterin soruşturmasını yürütmek üzere Pilot Yarbay Ebubekir Semih Yüksekkaya, Pilot Yüzbaşı Davut Uçum, Teknisyen Başçavuş Halil İbrahim Açan, Teknisyen Başçavuş Bekir Çerikçi, Teknisyen Üstçavuş Cemal Şahin, Teknisyen Başçavuş Suat Kaplan, Teknisyen Başçavuş Aydın Özsıcak, Teknisyen Başçavuş Nedim Bakırhan ve Teknisyen Başçavuş Nusret Memiş ile olayla ilgili yürütülen soruşturma sırasında teknik takibe takılan dönemin Kahramanmaraş İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürü Ahmet Ergeç ile telefon görüşmesinde “Bir söken ekip var, bir de sökülen malzemeyi yakan ekip var. Biz de yaktık” dediği öne sürülen Yusuf Yiğit’in hırsızlık suçundan 10 yıla kadar hapisleri isteniyor.

Kaynak : ODATV

Yorumlar (0)
Yorumlar E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi