MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Aktürk: “SDG’nin feshi Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması ile ‘Tek Devlet, Tek Ordu’ anlayışının güçlendirilmesi bakımından önemli bir gelişmedir”
30 Ağustos Zafer Bayramı kapsamında Afyonkarahisar Zabit Yurdu’nda Milli Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı düzenlendi. Toplantıda açıklamalarda bulunan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin faaliyetleri, terörle mücadele ve hudut güvenliği, bölgesel gelişmelere ilişkin bilgi verdi. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Aktürk, Büyük Taarruz’un ve 30 Ağustos Zaferi’nin 104’üncü yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere Millî Mücadele’nin tüm kahramanlarına ve ebediyete irtihal eden gazileri rahmet, minnet ve saygıyla andı.
Aktürk, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla askeri müzelerin ücretsiz ziyaret edilebileceğini belirterek, “30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü kutlamaları kapsamında; Ankara’da geçit töreni yapılacak, Deniz Kuvvetlerimiz tarafından 15 yüzer unsur ile İstanbul’da Boğaz Geçişi gerçekleştirilecek, 30 gemi ile 30 liman ziyareti yapılarak gemiler halkımızın ziyaretine açılacak, Kütahya’da Türk Yıldızları, Yenikapı/İstanbul’da ise SOLOTÜRK tarafından gösteri uçuşları icra edilecektir. Ayrıca, askerî müzelerimiz 30 Ağustos’ta halkımız tarafından ücretsiz olarak ziyaret edilebilecektir” ifadelerini kullandı.
5 PKK’lı terörist teslim oldu
Terörle mücadele ve hudut güvenliğine ilişkin son verileri paylaşan Aktürk, “Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ülkemizin huzur, güvenlik ve istikrarı için gerçekleştirdiği görev ve faaliyetler kapsamında geride bıraktığımız hafta içerisinde; 5 PKK’lı terörist teslim olmuştur. Kaçakçılığın önlenmesi, yasa dışı geçişlerin engellenmesi ve terörle mücadelede etkinliğin artırılması amacıyla hudut güvenliğinde alınan etkin ve ileri teknolojiye dayalı tedbirlerle son bir haftada; 1’i terör örgütü mensubu olmak üzere sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 550 şahıs yakalanmış 807 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak’tan bugüne kadar, sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 9 bin 80, engellenen kişi sayısı da 47 bin 384 olmuştur. Ayrıca bu hafta içerisinde Hakkâri hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde 20 kilogram (20 bin 460 gram) uyuşturucu madde ele geçirilmiştir” açıklamasında bulundu.
“SEEBRIG’in karargahına ülkemizin 2026-2032 yılları arasında ikinci kez ev sahipliği yapacak”
Aktürk, çok uluslu askerî iş birliğine sağlanan katkının, Türk Silahlı Kuvvetlerinin uluslararası alandaki etkin rolünün önemli bir göstergesi olduğunu ifade ederek, konuşmasına şu şekilde devam etti:
“NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği görevi kapsamında Estonya’da konuşlu 2 F-16 uçağımız, İttifak’ın kolektif savunma ve caydırıcılığı çerçevesinde 21 Ağustos’ta Letonya’ya intikal etmiş; Letonya Savunma Bakanı ve üst düzey askerî yetkililer ile Riga Büyükelçimiz ve Askerî Ataşemiz tarafından karşılanan uçaklarımız aynı gün Estonya’ya dönmüştür. Türkiye, Arnavutluk, Bulgaristan, Yunanistan, Romanya ve Kuzey Makedonya’nın yer aldığı SEEBRIG’in karargahına ülkemizin 2026-2032 yılları arasında ikinci kez ev sahipliği yapacak olması; bölgesel barış ve istikrara verdiğimiz önemin, çok uluslu askerî iş birliğine sağladığımız katkının ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin uluslararası alandaki etkin rolünün önemli bir göstergesidir.”
“İsrail’in saldırgan tutumu bölgedeki kalıcı barış ve istikrarın önündeki en büyük engel olarak durmaya devam etmektedir”
İsrail’in bölgesel ve küresel barış ve istikrarı tehdit ettiğini vurgulayan Aktürk, “İsrail’in; Gazze, Lübnan ve Suriye’deki saldırgan tutumu ve yayılmacı politikası, bölgedeki kalıcı barış ve istikrarın önündeki en büyük engel olarak durmaya devam etmektedir. Bölgenin geleceğinin, tek taraflı güç kullanımıyla değil; uluslararası hukuka, ülkelerin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygıya dayalı bir güvenlik anlayışıyla inşa edilebileceği gerçeğini bir kez daha vurguluyoruz. Uluslararası toplumun, hakkında soykırım iddiaları kapsamında uluslararası yargı süreçleri devam eden İsrail hükûmetinin bölgesel ve küresel barış ve istikrarı tehdit eden eylemleri karşısında somut ve etkili tedbirler almasının elzem olduğunu bir kez daha yineliyoruz” şeklinde konuştu.
“Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda Millî Piyade Tüfeğinin muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanmıştır”
Savunma sanayisinde yerli ve millî olarak geliştirilen ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin güç ve etkinliğinin artırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini kaydeden Aktürk, “Ulusal güvenliğimizin ayrılmaz parçası olan yerli ve millî savunma sanayimizin ürettiği harp araç gereç ve mühimmatıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güç ve etkinliğini daha da artırma çalışmalarımız devam etmektedir. Bu kapsamda; Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda Millî Piyade Tüfeğinin (MPT-76 MH) muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanmıştır. Ayrıca MKE tarafından hafta içerisinde; Modern Makineli Tüfeğin (MMT-76), 2025 yılında tamamlanan kara kalifikasyon testlerinin ardından helikopter kullanımına yönelik hava kalifikasyon testleri de başarıyla tamamlanmış, MOD 135 Elektronik Yaklaşım Tapası ile çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı gerçekleştirilmiştir” diye konuştu. MSB, haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından gazetecilerinin gündeme dair sorularını cevaplandırdı.
“Her iki ülkenin mevzuatına uygun biçimde kayıt altına alınan sözleşmenin kapsamı herhangi bir tekil proje veya platformla sınırlı değildir”
MSB ile ABD merkezli bir danışmanlık şirketi arasında imzalanan hizmet sözleşmesine ilişkin sorulan soruya bakanlık, “Söz konusu çalışma; Türkiye ile ABD arasında gelişen ilişkilere katkı sağlamak, savunma ve güvenlik alanındaki kurumsal diyaloğu güçlendirmek ve ülkemizin görüş ve önceliklerinin ilgili muhataplara doğru biçimde aktarılmasını temin etmek amacıyla, tamamen profesyonel bir yaklaşımla hazırlanan ortak stratejinin bir ürünüdür. Her iki ülkenin mevzuatına uygun ve şeffaf biçimde kayıt altına alınan sözleşmenin kapsamı herhangi bir tekil proje veya platformla sınırlı değildir. Bu nedenle çalışmanın yalnızca belirli bir savunma programıyla ilişkilendirilmesi, sözleşmenin kapsamını yansıtmamaktadır” yanıtını verdi.
“’Terörsüz Türkiye’ sürecinin sağlıklı ve istikrarlı şekilde ilerlemesi önem arz etmektedir”
’Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin bilgi veren bakanlık, “Bakanımızın da görev aldığı Takip ve Değerlendirme Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında ilk toplantısını gerçekleştirmiş; çalışmaların yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar ele alınarak dört alt komisyonun kurulması kararlaştırılmıştır. Alt komisyonların teşkiline yönelik çalışmalar, ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde sürdürülmektedir. ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin sağlıklı ve istikrarlı şekilde ilerlemesi önem arz etmektedir. Bu kapsamda Bakanlığımız, terör örgütü ve bağlantılı yapıların fiilî varlıklarının sona erdiğinin, ellerindeki silah ve mühimmatın tamamının teslim edildiğinin tespit ve teyidine yönelik görevini ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde sürdürecektir” ifadelerine yer verdi.
“SDG’nin feshi Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması ile ‘Tek Devlet, Tek Ordu’ anlayışının güçlendirilmesi bakımından önemli bir gelişmedir”
Suriye’de terör örgütü SDG’nin feshi hakkında sorulan soruya ilişkin bakanlık, “SDG’nin feshi ve Suriye devlet kurumlarına entegrasyonu, Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması ile ’Tek Devlet, Tek Ordu’ anlayışının güçlendirilmesi bakımından önemli bir gelişmedir. Bu yöndeki gelişmeleri memnuniyetle karşılıyoruz. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Suriye’de sağlanan olumlu ivmenin ülke geneline yayılması, istikrarın kalıcı hale getirilmesi ve Suriye ordusunun başta terörle mücadele olmak üzere kapasitesinin geliştirilmesine yönelik desteğini, mevcut askerî iş birliği anlaşması çerçevesinde sürdürmeye devam edecektir” açıklamasında bulundu.
“Suriye’yi de kapsayacak şekilde bir çatışmasızlık mekanizmasının tesisine yönelik girişimlerine ilişkin açıklama ve haberleri de yakından takip ediyoruz”
İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarına ilişkin bakanlık, “İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarını yakından takip ediyor, bu saldırılara bir an önce son verilmesi gerektiğini yineliyoruz. ABD makamlarının, Suriye’yi de kapsayacak şekilde bir çatışmasızlık mekanizmasının tesisine yönelik girişimlerine ilişkin açıklama ve haberleri de yakından takip ediyoruz. Bu çerçevede, Bakanlığımıza iletilmiş herhangi resmî bir talep bulunmamaktadır. Böyle bir talebin iletilmesi hâlinde konu ilgili makamlarla koordinasyon içerisinde değerlendirilecektir” değerlendirmesinde bulundu.
“Patriot Hava Savunma Sistemlerinin Kerpe Adası’ndan Girit’e taşınması kararını, olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz”
Yunanistan’ın Patriot Hava Savunma Sistemlerinin Kerpe Adası’ndan Girit’e taşınması hakkında bakanlık, “Gayriaskerî statüdeki adaların hukuki durumu, 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmaları ile açıkça düzenlenmiştir. Yunanistan’ın söz konusu adaları antlaşmalara aykırı şekilde silahlandırmasının hukuka aykırı olduğunu ve bu uygulamadan vazgeçilmesi gerektiğini her fırsatta ifade ediyoruz. Bu çerçevede, Patriot Hava Savunma Sistemlerinin Kerpe Adası’ndan Girit’e taşınması kararını, mevcut yanlış uygulamadan geri dönülmesi yönünde olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz. Türkiye olarak, bölgemizde barış ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlayacak, uluslararası hukuka ve antlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklere uygun her türlü yapıcı adımı desteklemeye devam edeceğiz” dedi.
“Rodos’ta İHA üssü kurulmasına yönelik muhtemel bir adımın, Ege’de barış ve istikrara, ayrıca iyi komşuluk ilişkilerine zarar vereceği açıktır”
Yunanistan’ın Rodos Adası’na İHA üssü kurmasına yönelik iddialarla ilgili ise bakanlık “Rodos Adası’nın gayriaskeri statüsü, uluslararası antlaşmalarla açık ve bağlayıcı şekilde düzenlenmiştir. Bu statüyü ihlal edecek her türlü girişim, Yunanistan’ın uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülükleriyle bağdaşmamaktadır. Bu çerçevede, Rodos’ta İHA üssü kurulmasına yönelik muhtemel bir adımın, adanın gayriaskerî statüsünün ihlali anlamına geleceği gibi Ege’de barış ve istikrara, ayrıca iyi komşuluk ilişkilerine zarar vereceği açıktır. Türkiye, uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan hak ve menfaatlerini kararlılıkla korumaya ve bu doğrultuda gerekli tedbirleri almaya devam edecektir” ifadelerine yer verdi.
Somali’de deniz haydutluğuyla mücadele
Somali’de kaçırılan gemiye ilişkin soru üzerine bakanlık, “Somali Türk Görev Kuvveti Komutanlığımız, iki ülke arasında imzalanan anlaşmalar çerçevesinde, Somali’nin terörle ve deniz haydutluğuyla mücadele kapasitesinin geliştirilmesine yönelik desteğini sürdürmektedir. Bu kapsamda, Somali karasularında meydana gelen olaya ilişkin olarak, Dışişleri Bakanlığımızla koordinasyon içerisinde Somali makamlarına gerekli destek sağlanmaktadır” cevabını verdi.
Ahmet Özkurt – Tolga Başer
