İstanbul’da rekor sıcaklık uyarısı: Aşırı sıcaklar kalbi zorluyor

İstanbul’da rekor sıcaklık uyarısı: Aşırı sıcaklar kalbi zorluyor
10:05 - Temmuz 1 2026 Çarşamba

İstanbul Valiliği’nin yaptığı meteorolojik uyarıya göre kentte bugün yılın en sıcak gününün yaşanması bekleniyor. Hava sıcaklığının gölgede 34 dereceye, güneş altında ise 48 dereceye kadar ulaşabileceği, asfalt sıcaklığının 55 dereceyi bulabileceği ve yüksek nem nedeniyle hissedilen sıcaklığın 42 derece seviyelerine çıkabileceği bildirildi. Uzmanlar, özellikle günün en sıcak saatlerinde yaşlılar, kronik hastalığı bulunan bireyler ve kalp hastalarının zorunlu olmadıkça dışarı çıkmaması gerektiği konusunda uyarıyor.

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte her geçen yıl daha da artan sıcaklıklar, yalnızca günlük yaşam konforunu değil, insan sağlığını da tehdit ediyor. Son yıllarda Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde etkisini gösteren sıcak hava dalgaları, özellikle kalp ve damar hastalıkları bulunan bireyler açısından önemli riskler oluşturuyor. Liv Hospital Ulus Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Alp Burak Çatakoğlu, aşırı sıcakların kalp krizi, kalp yetmezliği, ritim bozuklukları ve inme gibi ciddi sağlık sorunlarının görülme sıklığını artırabileceğine dikkat çekiyor.

“Sıcak hava kalbin iş yükünü artırıyor”

Birçok kişi kalp krizlerini daha çok soğuk havalarla ilişkilendirse de bilimsel veriler, aşırı sıcakların da kalp sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu ortaya koyuyor. Yapılan araştırmalarda, sıcak hava dalgaları sırasında kardiyovasküler nedenlere bağlı ölümlerde yüzde 15 ila 20 oranında artış görülebildiği bildiriliyor.
İnsan vücudunun ideal çalışma sıcaklığının yaklaşık 37 derece olduğunu belirten Prof. Dr. Alp Burak Çatakoğlu, hava sıcaklığının yükselmesiyle birlikte vücudun kendisini koruyabilmek için birtakım mekanizmaları devreye soktuğunu ifade etti.

Prof. Dr. Çatakoğlu, “Yüksek sıcaklıklarda derideki damarlar genişler ve terleme artar. Vücut ısısını dengelemek amacıyla gelişen bu süreçte kalp, cilde daha fazla kan gönderebilmek için daha hızlı ve daha güçlü çalışmak zorunda kalır. Çok sıcak günlerde kalbin dakikada pompaladığı kan miktarı normalin birkaç katına kadar çıkabilir. Terleme ile birlikte gelişen sıvı ve elektrolit kaybı yerine konulamadığında ise kan yoğunlaşabilir, tansiyon düşebilir ve kalbin üzerindeki yük daha da artabilir” ifadelerini kullandı.

“Özellikle bu hasta grupları risk altında”

Aşırı sıcakların herkesi etkileyebileceğini ancak bazı bireylerde riskin çok daha yüksek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çatakoğlu; koroner arter hastalığı bulunanlar, stent veya by-pass operasyonu geçirenler, kalp yetmezliği ve hipertansiyon hastaları, kalp pili veya ICD taşıyanlar, atriyal fibrilasyon gibi ritim bozukluğu bulunan kişiler, 65 yaş üzerindeki bireyler ile diyabet ve böbrek hastalarının sıcak havalarda daha dikkatli olması gerektiğini belirtti.
Özellikle idrar söktürücü kullanan hastalarda sıvı kaybının daha hızlı gelişebileceğini ifade eden Prof. Dr. Çatakoğlu, bazı tansiyon ilaçlarının da sıcak havaya uyum mekanizmalarını etkileyebileceğini belirterek, “İlaç dozlarında değişiklik yapılması gerekiyorsa bunun mutlaka hekim önerisiyle gerçekleştirilmesi gerekir” uyarısında bulundu.

“Yaz aylarında kalbinizi koruyun”

Kalp sağlığını korumak için yaz aylarında bazı basit ancak etkili önlemler alınabileceğini söyleyen Prof. Dr. Alp Burak Çatakoğlu, susamayı beklemeden düzenli aralıklarla su tüketilmesi gerektiğini vurguladı. Çatakoğlu, kalp yetmezliği veya böbrek hastalığı bulunan bireylerin ise günlük sıvı tüketim miktarını mutlaka hekimleriyle birlikte belirlemesi gerektiğini ifade etti.

İstanbul Valiliği’nin de vatandaşları uyardığı gibi günün en sıcak saatleri olan 11.00-17.00 arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamasını öneren Prof. Dr. Çatakoğlu, yürüyüş ve egzersizlerin sabah erken saatlerde veya gün batımından sonra yapılmasının daha güvenli olduğunu belirtti. Çatakoğlu, sıcak havalarda egzersiz yoğunluğunun azaltılması, daha sık dinlenme molaları verilmesi ve bulunulan ortamın serin tutulması gerektiğini de sözlerine ekledi. Beslenmenin de sıcak havalarda önem kazandığını belirten Prof. Dr. Çatakoğlu; karpuz, kavun, salatalık, yoğurt, ayran, salata ve soğuk çorbalar gibi sıvı içeriği yüksek besinlerin tercih edilmesini önerdi. Ağır, yağlı ve yüksek kalorili öğünlerin ise vücut ısısını artırabileceğini ifade eden Çatakoğlu, ayrıca aşırı kahve tüketimi, enerji içecekleri ve alkolün vücuttaki sıvı kaybını artırabileceğini hatırlattı.

Pamuklu, bol ve açık renkli kıyafetlerin tercih edilmesi, ılık-soğuk duş alınması veya bilek, boyun ve dirsek içlerine serin kompres uygulanmasının da vücut sıcaklığını düşürmeye yardımcı olabileceğini belirten Prof. Dr. Çatakoğlu, özellikle yalnız yaşayan ileri yaş bireylerin sıcak havalarda düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.

“Belirtileri göz ardı etmeyin”

Baş dönmesi, çarpıntı, aşırı halsizlik, göğüs ağrısı, nefes darlığı, bayılma hissi ve bilinç bulanıklığı gibi belirtilerin sıcakla ilişkili ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Alp Burak Çatakoğlu, bu belirtilerin ortaya çıkması halinde kişinin vakit kaybetmeden serin bir ortama geçmesi, sıvı alması ve gerektiğinde acil sağlık hizmetine başvurması gerektiğini ifade etti.

Çatakoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Özellikle göğüs ağrısı ve nefes darlığı kalp krizinin habercisi olabilir. Sıcak hava yalnızca rahatsızlık veren bir yaz sorunu değildir. Özellikle kalp ve damar hastalığı bulunan kişiler için ciddi sağlık riskleri oluşturabilir. Yaz aylarında alınacak birkaç basit önlem, kalp krizi, ritim bozukluğu ve kalp yetmezliği ataklarının önlenmesinde büyük fark oluşturabilir. Sıcakla mücadelede en güçlü ilaçlardan biri gölge, diğeri ise sudur.”

Yorumlar (0)
Yorumlar E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi