İşlenmeyen Arazilerin Kiralanması Kırsal Ekonomiyi Güçlendirecek
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan ‘işlenmeyen arazilerin kiralanması’ programı, Türkiye’nin tarımsal kapasitesini artırarak kırsal kalkınmayı teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu uygulama ile atıl durumda olan araziler yeniden çiftçilere ve tarımsal kooperatiflere sunularak ekonomik canlılık kazandırılacak. Uygulamanın, Danıştay tarafından Anayasa Mahkemesi’ne taşınmasına rağmen iptal edilmemesi, programın devamını sağlıyor.
Yerel çiftçilere öncelik tanınacak şekilde Kasım 2025’te başlayacak kiralamalar, bölgesel üretimi artırmanın yanı sıra, küçük ölçekli çiftçilerin tarımsal faaliyetlerden uzaklaşmasını önlemeyi hedefliyor. Bu strateji, kırsalda istihdamın artırılmasına ve tarımsal birliklerin güçlenmesine olanak tanıyacak.
Arazi Tespit Komisyonları, ülke genelinde işlenmeyen arazileri belirlemek için kuruldu ve 2024 üretim yılı için 300 bin dekarlık arazinin atıl durumda olduğu tespit edildi. İtiraz sürecinin ardından nihai listeler kamuoyu ile paylaşılacak ve 2025 yılı sonunda kiralama işlemleri başlatılacak. Kiralama süreçlerinde öncelik, araziye coğrafi yakınlık gösteren çiftçilere ve tarımsal kuruluşlara verilecek.
Devam eden uygulama ve ekonomiye etkisi: Danıştay 10. Dairesi’nin Anayasa’ya aykırılık iddiasıyla yaptığı başvuruya rağmen, yürütmeyi durdurma kararı çıkmadığı sürece program devam edecek. Bakanlık, bu arazilerin tarıma kazandırılması için çabalarını sürdürecek ve bu sayede tarımsal arz güvenliği ile yerel ekonomiye önemli miktarda katkı sağlanacak.
Kırsal kalkınma ve göçü azaltma: Bu uygulama, sadece tarım politikası olarak kalmayıp, aynı zamanda kırsal kalkınmayı destekleyecek ve köyden kente göçü azaltacak stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. İşlenmeyen arazilerin değerlendirilmesi, genç çiftçilere yeni iş olanakları sunarken, kırsalda üretim zincirini güçlendirecek ve yerel istihdamı artıracaktır.
