Güllü dosyasında iddianame için geri sayım

Güllü dosyasında iddianame için geri sayım
11:00 - Haziran 23 2026 Salı

Edinilen bilgiye göre, 26 Eylül 2025 gecesi yaşanan olayda arabesk müziğin kadın temsilcilerinden Güllü’nün ölümü, ilk saatlerde “talihsiz bir kaza” olarak değerlendirildi. Ancak ilerleyen süreçte ortaya çıkan kamera kayıtları, savcılık dosyasına giren çarpıcı ifadeler ve cinayet iddiaları soruşturmanın seyrini değiştirdi. Merakla beklenen iddianamede adli tıp raporları, kriminal incelemeler ve teknik detaylar ile diğer soruşturma dosyasına giren çarpıcı tanık beyanları ve olay gecesine ilişkin ifadeler yer alacak. Olaydan 78 gün sonra gelen tutuklama kararlarıyla birlikte soruşturma yeni bir boyut kazanırken, kamuoyunun gözü şimdi savcılığın hazırladığı iddianamede yer alacak değerlendirmelere çevrildi.

Gece yarısı yaşanan trajedi

Gerçek adı Gül Tut olan ve “Güllü” ismiyle milyonların tanıdığı sanatçı, 26 Eylül 2025 gecesi Çınarcık’taki evinde yaşamını yitirdi. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında onlarca ifade alındı, güvenlik kameraları incelendi, adli tıp ve kriminal raporları hazırlandı. İddialara göre Güllü, olay gecesi evinde kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve kızının arkadaşı Sultan Nur Ulu ile birlikte vakit geçiriyordu. Gece ilerleyen saatlerde müzik eşliğinde eğlenildiği sırada sanatçı, evin kapalı teras bölümündeki pencereden aşağı düştü. İlk açıklamalar, olayın bir kaza sonucu meydana geldiği yönündeydi. Güllü’nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter de annesinin elim bir kaza sonucu hayatını kaybettiğini ilk duyuran kişi oldu.

Son görüntüleri ortaya çıktı

Olaydan kısa süre sonra ev içi güvenlik kamerasına ait görüntüler kamuoyuna yansıdı. Görüntülerde Güllü’nün bir odadan çıkarak terasa yöneldiği görülürken, kısa süre sonra gelen seslerin ardından kızı ve arkadaşının panik halinde evden dışarı koştuğu dikkat çekti. Daha sonra ortaya çıkan görüntülerin tamamı ise kamuoyunda günlerce tartışıldı. Özellikle olay anına ilişkin ses kayıtları ve görüntülerdeki bazı ayrıntılar farklı yorumlara neden oldu.

“Roman havası oynarken düştü”

Soruşturmanın ilk aşamalarında ifade veren kızı Tuğyan Ülkem Gülter, annesinin Roman havası eşliğinde oynadığı sırada dengesini kaybederek düştüğünü anlattı. Aile üyeleri de benzer ifadeler verdi. Oğlu Tuğberk Yağız Gülter, annesinin zaman zaman denge problemleri yaşadığını, özellikle alkol aldığında dengesini kaybedebildiğini söyledi. Aile fertleri, olayın bir kaza olduğu yönünde beyanda bulundu. Dosyaya giren bilgilere göre Güllü’nün olaydan yaklaşık bir hafta önce aynı evde düştüğü ve tedavi gördüğü öğrenildi.

Adli tıp raporları ne dedi?

Soruşturmanın en önemli aşamalarından biri adli tıp incelemeleri oldu. Hazırlanan raporlarda Güllü’nün vücudunda yüksekten düşmeye bağlı ağır travmalar, çok sayıda kırık, iç organ yaralanmaları ve kafa içi kanama tespit edildi. Ölüm nedeninin yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması olduğu belirtildi. Biyolojik incelemelerde ise sanatçı dışında herhangi bir kişiye ait DNA profiline rastlanmadı. Özellikle tırnak örneklerinde başka bir DNA bulunmaması, olay öncesinde bir boğuşma yaşandığı iddialarını zayıflatan unsurlar arasında yer aldı. Olayla ilgili soruşturmayı derinleştiren savcılık, bilirkişi raporuyla dengenin kendi kendine kaybedilmediği, bir dış kuvvet veya fiziksel temasla, yani itilerek düşmenin gerçekleştiği yönündeki sonuca ulaştı.

Kanında 3,53 promil alkol bulundu

Kamuoyunda en çok tartışılan konulardan biri de toksikoloji raporu oldu. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda Güllü’nün kanında 3,53 promil alkol bulunduğu açıklandı. Ayrıca düşük dozda reçeteli ilaç kalıntılarına rastlanırken, uyuşturucu veya zehirleyici herhangi bir madde tespit edilmedi.

Cinayet iddiaları gündemi sarstı

Dosya uzun süre “kaza” ihtimali üzerinden ilerlerken, sanatçının eski patronu Ferdi Aydın’ın ortaya attığı iddialar kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Aydın, Güllü’nün kızı hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Bazı tanıkların, geçmiş yıllarda anne-kız arasında ciddi sorunlar yaşandığını, hatta ölüm tehditleri içeren mesajlar gördüklerini öne sürdüğünü açıkladı. Bunun üzerine soruşturma farklı bir boyut kazandı. Savcılık, söz konusu iddiaları da dosyaya dahil ederek tanıkları dinledi.

Tuğyan’dan dikkat çeken savunmalar

“Annemi öldürmek için bir katil bulur musun” ve “Yeter artık ben kendimi öldüreceğim, annemi öldüreceğim” gibi mesajların ortaya çıkmasının ardından ifade veren Tuğyan Ülkem Gülter ise söz konusu yazışmaların annesiyle yaşadığı geçici bir kırgınlık dönemine ait olduğunu söyledi. Annesiyle kısa süre sonra barıştıklarını belirten Gülter, olay gecesi yaşananların tamamen bir kaza olduğunu savundu.

“Ben yaptım ama çok pişmanım abla”

Dosyadaki en sarsıcı iddialardan biri tanık Bircan D.’den geldi. Savcılık ifadesinde cenazeden sonra Tuğyan’ın kendisine, “Abla iyi ki o zaman beni durdurmuşsun, keşke bu defa da engel olabilseydin, ben yaptım ama çok pişmanım abla” dediğini öne sürmüştü. Bu ifade soruşturmanın yönünü değiştiren beyanlardan biri oldu.

Olayın sır küpü ‘Tuğyan öldürdü’ dedi

Güllü’nün ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma çerçevesinde, fiziki ve teknik takibe alınan Tuğyan Ülkem Gülter, arkadaşı Sultan Nur Ulu ile beraberindeki 2 kişi valizlerini hazırlayıp yurt dışına kaçmak için hazırlanırken 11 Aralık 2025’te İstanbul’da gözaltına alındı. Nur Sultan Ulu, ifadesinde Tuğyan’ın annesini kalçasının altından bacaklarına sarılarak hafifçe yukarı kaldırdığını ve hemen ardından aşağı ittiğini söylemişti. Bu ifade Tuğyan’ın tutuklanmasına önemli rol oynadı. Soruşturma kapsamında Tuğyan Ülkem Gülter 13 Aralık 2025’te tutuklanırken, Sultan Nur Ulu hakkında ise ev hapsi tedbiri uygulandı.

Öte yandan Gülter’in eski nişanlısı Kervan Eminoğlu, ifade sonrası ‘kasten öldürmeye azmettirme’ şüphesiyle gözaltına alınıp sonrasında adli kontrolle serbest bırakıldı. Gözler şimdi Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanıp tamamlanması beklenen iddianameye çevrildi.

Erhan Erdoğan

Yorumlar (0)
Yorumlar E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi