Ramazan Ayının Hafif Lezzeti: Güllaç

Ramazan Ayının Hafif Lezzeti: Güllaç
15:20 - Şubat 22 2026 Pazar

Ramazan ayının vazgeçilmez tatlısı güllaç, Osmanlı mutfak kültürünün bir mirası olarak günümüz iftar sofralarını renklendiriyor. Çanakkale Dardanos Mutfak Akademisi Asistanı Emre Usta, güllaç yapımının inceliklerini paylaşarak bu tatlıyı evlerimize taşıyor. Güllaç, 1400’lerde Osmanlı saray mutfağında ortaya çıkmış ve zamanla halk arasında popüler hale gelmiştir. Emre Usta, güllaç yapımının tarihçesi ve püf noktaları hakkında bilgiler verdi.

Orijinal adı ‘güllü aş’ olan ve zamanla ‘güllaç’ olarak anılmaya başlanan bu tatlı, başlangıçta nişasta ve su karışımının sac üzerinde pişirilmesiyle hazırlanıyordu. Daha sonra bu karışıma süt şerbeti eklenerek tatlı, sultanların sofrasına sunulmuştur. Emre Usta, güllaç yapımında süt şerbetinin çok sıcak olmamalı ve yufkaların bu süt ile nemlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, eğer tatlıya kuruyemiş ekleniyorsa, tüketilmesi gereken sürenin bir gün olduğunu belirtiyor.

Güllaç, Ramazan ayında tüketilmesinin nedenlerinden biri olarak hafifliği ön plana çıkıyor. Uzun oruç saatlerinden sonra tüketildiğinde, ani şeker yüklemesi yapmadan tatlı ihtiyacını karşılayarak hafif bir doygunluk sunuyor. Emre Usta’nın aktardığına göre, güllaç sadece süt ve yufkalarla basitçe hazırlanabilirken, kişisel zevklere göre çeşitlendirilebilir. Fındık, ceviz veya nar gibi eklemelerle zenginleştirilebilir ve vanilya gibi aroma vericiler ile tatlandırılabilir.

Osmanlı mutfak kültürünün bu özel lezzeti, Ramazan ayının simge tatlılarından biri olarak, hafifliği ve besleyici özellikleriyle önemli bir yer tutmaktadır. Emre Usta’nın bilgileriyle güllaç yapımı, bu Ramazan ayında da evlerde keyifle denenecek bir gelenek haline gelebilir.

Hatice Çekil

Yorumlar (0)
Yorumlar E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi