MHP Genel Başkanı Bahçeli: ‘Kıyamete kadar Allah Katında tek hak din İslam’dır’

MHP Genel Başkanı Bahçeli: ‘Kıyamete kadar Allah Katında tek hak din İslam’dır’
15:00 - Ekim 27 2020 Salı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), MHP grup toplantısında yapılan gündemde açıklamalarda bulundu. 57. Hükümet Kabinesinde Sağlık Profesörü. Osman Durmuş’un ölümünün derin bir üzüntü yarattığını vurgulayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Siyaset ve bilim hayatına silinmez izler bırakan sevgili dostum Prof. Dr. Osman’ı kaybetmenin acısını yaşıyoruz. Durmuş. Rahmetli kardeşim Osman Durmuş, ikna olmuş bir idealist, çalışkan bir hekim, başarılı bir siyasetçi, ahlaklı, mücadeleci bir devlet adamı, kısacası erkek gibi bir adamdı. Partimizin siyasi sorumluluk üstlendiği 57. Cumhuriyet Hükümeti’nde Sağlık Bakanı olarak görev yapmış, becerisi, gayreti, tecrübesi, bilgisi, samimiyeti ve cesareti ile önyargılı ve tarafsız herkesin beğenisini kazanmıştır. Artık sonsuza dek öldü. Hilal gibi kaybetti ve vefat etti. Üzüntümüz büyük ”dedi.

“Tarih bilinciyle bakan Türk milliyetçileri olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda tutarlı ve ayrıntılı, biz bunu böyle yorumluyoruz”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, bir şeyin açıklamasına bakmanın o şeyin geçmişine bakmak olduğunu vurgulayarak, “Bir insanın ufkun derinliğine ulaşabilmesi ve hatta ufkun ötesini görebilmesi, ötesine geçebilmesine bağlıdır. kişisel deneyimin sınırları ve daha ileri gidin. Rahmetli hocamız Prof. Dr. Erol Güngör’ü dinlersek, “Bir şeyi anlatmak, her şeyden önce tarihine bakmak demektir.” Yine hocamız Güngör’e göre “Milli devletler, milli tarih bilinci üzerine kurulur. Tarih bilinci, tarihin gidişatına dair belirli bir görüşe sahip olmak, tarihsel olayları anlamlı bir bütün içinde parçalar olarak görmektir. Böylelikle aramızda sonsuz bir geçmiş olduğunu ve sonsuz bir geleceğin önümüzde durduğunu anlıyor, bu yöndeki kararlarımızı belirliyor ve belirliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna tutarlı ve özenli bir Türk milliyetçisi olarak tarih bilinci ile bakıyoruz, biz de bu şekilde yorumluyoruz ”dedi.

“Tarih bir ve bütündür, adı Türk tarihidir”

Konunun geçmişte, bugün gündeme geldiğini, geçmiş bilgilerinin geleceğin ufku ile yorumlanması gerektiğini belirten Bahçe, “Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş bilincini kavrayamayanlar için çatışma konusunda yanlış sallanmaya, değişime ve gelişime karşı direnç gösterilmesi kaçınılmazdır Tarih anlayışımız dönemsel değildir, coğrafya algımız dönemsel değildir.Tarihe ve coğrafyaya baktığımızda dağınık parçalardan ve birbirlerinden kopuk paydalardan oluşan bir yapı değildir. Tarih bir bütündür ve adı Türk tarihidir.Coğrafya bir ve kesindir, adı Türk vatanıdır.Türkiye Cumhuriyeti, binlerce yıllık Türk tarihine ana rotalar ile kategorik bir kopuş, yoğun, asla gitmeyecek keskin bir sapış olarak görülmeyecek gösterilmeyecek. Diğer girişimler ve tevessül tarihsiz, tahammülsüzlük, köksüzlüğün bir tezahürü ”.

“Hükümet millete, hükümet millete”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 14 Ekim 1925’te İzmir’de yaptığı konuşmada, Cumhuriyetin milletin kendi irade ve arzusuyla kurulduğunu hatırlatarak şunları söyledi:

Samsun’dan sonra Anadolu’nun içlerine doğru ilerleyerek, meşhur Amasya Genelgesi’nde vilayet ve kolordu komutanlarına gönderilerek, Türk vatanının kurtuluşu ve bağımsızlığı şifresini şu şekilde ifade etti: ‘Milletin bağımsızlığı milleti kurtaracaktır. kararlılık ve karar ‘Gazi Mustafa Kemal Kurtuluş Savaşı yıllarına kadar bunu bir sır gibi vicdanına taşıdı. Mazhar Müfit Kansu, Erzurum Kongresi’nin toplanmasından önce, gelecekteki yönetim biçiminin nasıl kurulacağını düşündüğü sorusuna şu yanıtı verdi: ‘Açıkça söyleyeyim, hükümetin şekli ne zaman cumhuriyet olacaktır. gelir. ‘ Bu, 97 yıl önce, 28 Ekim 1923’te milletvekillerinin ve yakın arkadaşlarının ‘Beyler!’ Olduğu Çankaya Köşkü’ndeki yemek masasında beklenen zamandı. Kurtuluş eserinin Türkiye Cumhuriyeti’ni müjdelediğini söyleyerek yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz. 29 Ekim’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Cumhuriyet ilan edildi. Cumhuriyet, Türk milletinin bağımsızlık onurudur. Diğer bir deyişle Cumhuriyet, demokrasinin en gelişmiş biçimidir. Cumhuriyet, milletin üzerinde herhangi bir otorite veya otorite tanımayan ve dayandığı ulusal egemenliğin temeli ve temelini oluşturan erdem anlamına gelir. Hükümet millete aittir, hükümet milletir. Türkiye Cumhuriyeti, güzel fedakarlıklar, güzel mücadeleler, güzel kahramanlık dergisidir. “

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Öncelikli stratejik hedefimiz, tüm kurum ve kuralları ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini kurmak, Halk İttifakı’nın devamı ile birlikte devlet ve toplum hayatında kök salarak olgunlaşmaktır.” Dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), MHP grup toplantısında yapılan gündemde açıklamalarda bulundu. “Cumhuriyetin yüzüncü yılı olan 3 yıllık bir dönemden önce Türkiye’nin yükselişi, her türlü engelleme çabasına rağmen kararlılıkla devam ediyor. Akıldan, vicdan özgürlüğü, hikmet özgürlüğü ve geleceği olmayan Türk milleti bölünmez olanı tozlamamaya kararlı. Devletin ülkesi ve milleti ile birliği. Özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin sağlam güdü özelliği prangaları kırdı, kronik sorunlara neşelendirdi. Cumhuriyet ve Cumhuriyet ayrım gözetmeksizin kucaklaştı. ” gelecek, ülke ve ideal, tarih ve coğrafya, akıl ve duygu, duruş ve yükseliş birleşmiş, bütünleşmiş ve birleşmiştir. “

“TÜRKİYE’NİN ÖNCESİ YÖNETİM SİSTEMİ REFORMU’muz var”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Türkiye’nin MHP öncesi Genel Başkanı Bahçeli’nin açılışı ile “Devlette hüküm süren güç ve otorite kaosunun sona erdiğini vurguladı. Başkalarının ağzına bakmayan bir güç, bunun kirli senaryolarına uymuyor, ancak gerekirse itaat eder, gerekirse meydan okumalar serpilir.Yönetim reformu sistemimiz Türkiye’nin önünü açtı.Cumhuriyetin 100. yılına giden süreçte sistemik sorunlar telafi edildi ve devlet yönetimindeki zayıflıklar giderildi. Türk milletinin karakterine ve tarihi müktesebatına en uygun yönetim şekli olan Cumhuriyet, en azından bu kadarını yansıtan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile güçlendirilmiş ve sağlam ve sağlıklı bir yapıya kavuşturulmuştur. milletimizin manevi kökü ”.

“ÖNCELİKLİ STRATEJİK HEDEFİMİZ CUMHURİYET İTTİFAKININ DEVAMIYLA CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİNİN OLUŞTURULMASIDIR”

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin daha mutlu, daha başarılı, daha muzaffer, daha çağdaş, önünde daha müreffeh bir çapak kalmadığını vurgulayan Bahçeli, “Öncelikli stratejik hedef, tüm kurum ve kurallarda cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile yaşamaktır. Cumhur İttifakı devam ediyor Devlet ve sosyal hayatta kök salmış olgunluğudur, güçlendirilmiş bir parlamenter sistemi hedefleyenlerin nasıl düştüğü, nasıl bir çelişki ve tutarsızlığın içine düştükleri aşikardır … Eleştirenlerin iddiaları Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi çürümüş, suçlamaları kısa ve suçlamaları düşük. Güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönmek isteyenler önce toparlanmalı ve her şeyden önce alevli çatılarını söndürme endişesi duymalı ”.

“BAYANLAR BİRBİRİ BİRBİRİNDE YEREK YİYER, DİĞERİNİ KÖTÜ VE ORTA KEYFİNE VEREN BİR POLİTİKA YOKTUR.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin parlamenter sistemde ortaya çıkan sorunları engellediğini vurgulayan Bahçeli, şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, parlamenter sistemdeki kriz damarını kesti. Hastalık tedavi edildi. Bu damara bağlı olanların, eski alışkanlıklarından kurtulamayanların hala nasıl tuzak kurup birbirlerine saldırdıkları biliniyor, tüm çıplaklığıyla biliniyor. Kriz severlerin savaşmaktan ve kutuplaşmadan beslenenler için güçlendirilmiş bir parlamenter sistem arayışları doğal ve normaldir. Çünkü bu tür siyasi anlayışların beslenmesi, Cumhuriyet İttifakı’na tutunma imkânları olmadığı ve Başkanlık Hükümet Sistemine uymaları tamamen işin doğasına aykırı olduğu için çatışmadır. Türk milleti kimin fısıldadığını açıkça görmekte ve sandık başında değerlendirilmek üzere gerekli notları almaktadır. Utança düşenlerin birbirini yemesi, birbirini aşağılaması ve onlara büyük bir orta hız vermesi bir politika değil, kaotik ve üzücü bir çarpıtmanın özeti. Milletimizin istediği kaos ve kriz değil, refah, barış, huzur, zenginleşme, büyüme, gelişme, birlik ve dayanışmadır. “

“CUMHURİYET İTTİFAKI VATANDAŞLAR VE MİLLETLERİN SEVİYESİNDE YEDİ İNDİRMEYE DİRENİYOR”

Halk İttifakı’nın yedi mirasçıya vatan ve millet sevgisiyle direndiğini vurgulayan Bahçeli, “Ne lobi ve fraksiyon partisi CHP ne de teröristlerin perde arkası ve siyasi yeleği HDP teröristler, karanlık bir projenin üyesi olan İYİ Partisi sevgili Türk milletine bir gelecek vaat ediyor. yapamayacak. Yapsalar bile, sonunda çiçeklerle hapsolmuş uçuruma açılacaktır. Vahiyleri gitti. Onları ayakta tutan meclisler bile bitkin. Halk İttifakı, vatan ve millet sevgisi ile yedi düveye direniyor. Zillet siyaseti ise reddedilmiş, kötülük ve rezaletle ilgili bu masal karmaşık çatışmalarla son bulmuştur. ‘Gerekirse Türkiye Komünist Partisi’ni bile alacağız’ dedi fiilen vakit geçiren, değirmene su taşıyan fakirlerin siyaseti, bizim tarafımızdan diplomaya kimlerin düştüğü çok açık. İster TKP, HDP, TKP, ister CHP, aralarındaki fark nedir? Dümen aynıdır, sadece dümenler farklıdır. Gövde aynıdır, yalnızca görev paylaşımı ayrıdır. Türkiye, iç isyanlara ait sokağa teslim alma niyetinde olan terörist Demirtaş, onlarla birlikte terör örgütünün aynı sağlam üslupta olmadığını öven açıklamalarda bulundu.

“SOKAKTA YARDIM EDİN, HANYA VE KONYA’YI AÇIKÇA GÖRSÜNLER”

Sokak çağrısı yapanlara sert bir duruş sergileyen Bahçeli, “ABD Başkan adaylarından Biden’in hükümeti devirme planlarının yansıması ve parti kurmamayı tavsiye edenlerin deşifre edilmesi sokağa çıkmak son derece tetikte olmamızı gerektiriyor. Bazı düşük kalem sahipleri ve televizyon yorumcuları da CHP propagandası yapayım derken ateşle oynuyorlar. Ne var, sokak hazır, muhalefet sıyrılmak zorunda kaldı ve yeni parlamento kurulmalıydı, sözde Kürt meselesi demokratik ve şeffaf bir şekilde çözülmeli. Sokağa çıksınlar, Hanya ve Konya’yı acınası bir şekilde görsünler. Hodri meydan okuması, Türkiye Cumhuriyeti caddesinde kurulmadı, cadde yoktu, sokaklara çıkacak, vorteks sokak serserilerine teslim edilecek “dedi.

“AB ÜLKELERİNİ KALDIRAN TÜRK VE İSLAM KONUTLARI ETRAFINDA BOYUTLARDA”

Türklere ve İslam’a yönelik düşmanlığın Avrupa Birliği ülkelerinde endişe verici bir konuma yükseldiğini vurgulayan Bahçeli, “Merhum vatan şairimiz Akif’in dediği gibi, medeniyet tek dişi olan bir canavardır. Çünkü uygarlığı gösteren ve istismar ettiği demokrasi, özgürlük ve insan hakları değerlerini boşa çıkaran Batı zihniyeti, ahlaki ve siyasi çöküş yolundadır. AB ülkelerinde hakim olan Türkler ve İslamofobi endişe verici boyutlarda. Küresel hoşgörü, küresel adalet, küresel vicdan kurumsallaşmıştır. Geçen hafta sabah namazı vaktinde Berlin’deki Mevlana Camii’ne düzenlenen kalabalık polis operasyonu, inançlarımıza karşı sıradan bir suikast girişimidir. Irkçılık, İslamofobi ve Türk düşmanı eski kıtada karargah kurdu. Hollanda Özgürlük Partisi yozlaşıyor Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı teröristlere söyleyecek kadar düşürdü, teröristlerin gerçek anlamını haydut, faşist ve barbar olduğunu gösterdi “dedi.

“ALLAH’IN GÖREVİNE KADAR GEÇERLİ OLAN TEK DOĞRU İSLAM DİR”

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un İslam’ı yeniden inşa edeceklerine dair sözlerini hatırlatan Bahçeli, şunları söyledi:

“Fransa’da Müslümanlara ve yüce dinimize son zamanlarda uygulanan sahte ambargo ve abluka hepimizi derinden yaraladı. Macron, sözde ‘İslamcı ayrılıkçı’ görüşlerle mücadele yasasının 9 Aralık 2020’de Bakanlar Kurulu’na sunulacağını utanmadan açıkladı. İslam’ı yeniden inşa edeceklerini söyleyen Fransa Cumhurbaşkanı, cehalet ve düşmanlığı taşerona verdi. İslam’ın tüm dünyada krizde olduğunu ve bu nedenle yapılandırılacağını iddia etmek hırslı ve iflas etmiş Macron’un sınırı değildir. Zihinsel yeteneklerini tamamen kaybetmiş olan Macron’un başka bir işi, başka bir gündemi, endişelenecek başka bir mesleği yok mu? Bu siyasi şizofreni hangi hakla İslam’ı inşa etmeyi hedefliyordu? Kıyamete kadar Allah Katında tek hak din İslam olduğunu biliyor ve inanıyoruz. Tüm insanlığın ebedi kurtuluşu Allah’ın son dini olan İslam’a teslim olmaktır. Dünyanın ve ahiretin mutluluğu, Kuran’ın hayat veren mesajlarına, Resulullah’ın eşsiz mesajına (Sallallahu aleyhi ve sellem) ve eşsiz ahlaka bağlıdır. Dinin sahibi Tanrı’dır (Jallah). “

“KARABAKH AZERBAYCAN’DIR, KARABAKH TÜRK OLDU, ERMENİSTAN’I İÇEREN KARARSIZ, YASAL, TERÖRİST”

Azerbaycan’ın işgal ettiği toprakları birer birer geri aldığını vurgulayan Bahçeli, “Azerbaycan, Dağlık Karabağ’da kahramanca mesafe alıyor. İşgal edilen topraklar birer birer kurtarılıyor. Sonunda Kubatlı şehir merkezi özgürlüğüne kavuştu. Fuzuli, Hadrut, Cebrail, Zangilan, Kelbecar’ın bazı vilayetleri işgalden temizlendi. İşgal 3 şehir merkezi, 3 belde, 150 civarında köy ve bazı önemli tepelerde sona erdi. Karabağ Azerbaycan’dır, Karabağ Türk’tür, Ermenistan’ı işgal etmek haksızdır, hukuka aykırıdır, teröristtir ”.

Utku Şimşek

Yorumlar (0)
Yorumlar E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi