İş adamı Hüseyin Başaran’ın Haluk Levent hakkındaki şikayet dilekçesi ortaya çıktı

İş adamı Hüseyin Başaran’ın Haluk Levent hakkındaki şikayet dilekçesi ortaya çıktı
16:20 - Temmuz 13 2026 Pazartesi

“AHBAP Derneği sayesinde kazandıkları güveni kullanarak dolandırıcılık yaptılar”

Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan dilekçede, Can Başaran, Başaran Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş., Başaran Trabzon Çimento San. Tic. A.Ş. ve Bordo Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. müşteki olarak yer aldı. Dilekçede Haluk Levent, Y.K. ve E.Ö.Ç. şüpheli olarak belirtildi. Avukat Fatih Erdöl tarafından sunulan dilekçede şüphelilerin iştirak halinde, kamuoyundaki dernek ve şahıs güvenini istismar ederek dolandırıcılık yaptıkları ve ivedilikle şüpheli E.Ö.Ç. ve sahibi olduğu paravan şirkete hileli devirler yapılarak malvarlığının kaçırılması eylemlerine karıştıkları öne sürüldü. Dilekçede şüphelilerin AHBAP Derneği sayesinde kazandıkları kamuoyu güvenini kullanarak kurdukları organize şebeke sayesinde dolandırıcılık yaptıkları da iddia edildi.

Avukat Fatih Erdöl dilekçede, “Müvekkillerimiz, uzun yıllardır ticari hayatın içinde dürüstlük ilkelerine bağlı olarak faaliyet gösteren, ülkemize değer katan saygın kişi ve kurumlardır. Şüpheliler ise müvekkillerimizin sahip olduğu ve güncel değeri yaklaşık 60 milyon Amerikan Dolarını bulan devasa malvarlığını haksız ve hileli yollarla ele geçirmek amacıyla son derece planlı, sistematik ve organize bir suç örgütü mantığıyla hareket etmişlerdir. Bu derece ülke çapında tanınan bir ticari yapı yetkililerinin milyarlarca Türk lirasını bulan bir dolandırıcılığa maruz bırakılması, Haluk Levent ve AHBAP Derneği gibi kamuoyunda güven sağlamış aktörlerin organize bir şekilde hareket ettiğinin en açık göstergesidir” ifadelerine yer verdi.

“Şüpheliler taşınmaz bedellerinin yardım fonları ile ödeneceğini vadetmişlerdir”

Dilekçede 3 Şubat 2026 günü Haluk Levent ve Y.K’nin şirket yetkilisi Hüseyin Başaran’ın ofisine geldikleri, bu görüşmede Levent’in AHBAP derneğinin kurucusu olduğunu özellikle belirterek, üniversitede okuyan kimsesiz kız çocuklarına yurt yaptırmak amacıyla gayrimenkulleri dernek adına satın almak istediklerini söylediği aktarıldı. Dilekçenin devamında “Hüseyin Başaran, geçmişte çok sevdiği kızını elim bir uçak kazasında kaybetmiş olmanın verdiği derin manevi hassasiyetle ve kimsesiz kız çocuklarının hayata atılmasını desteklemek gibi ulvi bir amaçla bu projeyi tereddütsüz kabul etmiştir. Görüşmeler esnasında şüpheliler başlangıçta ödemeyi senetle yapmak istemiş, ancak bu durum müşteki tarafça kesin bir dille reddedilmiştir. Bunun üzerine şüpheliler strateji değiştirerek, taşınmaz bedellerinin Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği’nden temin edilecek yardım fonları ile ödeneceğini ve bu fonların Y.K.’nin hesabına aktarılacağını vadetmişlerdir” ifadelerine yer verildi.

“Hileli beyanlarla devir işlemlerini temin etmişlerdir”

Haluk Levent ve Y. K.’nin sözde fon yetkililerinin parayı gönderebilmesi için öncelikle taşınmazların tapularının fon yetkilisi olduğunu söyledikleri Y.K.’ya devredilmesi gerektiği bahanesini öne sürdükleri de dilekçede aktarıldı. Dilekçenin devamında “Müvekkilin maliki olduğu binlerce taşınmazın devir ve takip işlemleri, iş yoğunluğu ve bürokratik süreçlerin ağırlığı sebebiyle, 16 yıllık çalışanı olan F.A.’ya tevdi edilmiştir. Devam eden süreçte Haluk Levent, Y.K. ve AHBAP iştirak halinde hareket ederek müvekkil çalışanı F.A.’yı kandırmış ve üzerinde ağır bir baskı oluşturmuşlardır. Şüpheliler, fon ödemelerinin yapılabilmesinin yegane yolunun taşınmazların Y.K.’yi devredilmesi olduğu, devrin gerçekleşmemesi halinde ödemelerin durdurulacağı yönünde asılsız ve hileli beyanlarla devir işlemlerini temin etmişlerdir” açıklamasında bulunuldu. Dilekçede, müvekkilleri tarafından, vekaletle işlem yapma yetkisine sahip olan F.A.’ya devir yapılması talimatı verilmediği ancak şüphelilerin taşınmazların satışı için vekaletnamesi bulunan F.A.’yı akıl almaz yalanlar ve hilelerle kandırdığı da öne sürüldü.

“22 adet değerli gayrimenkul Y.K’ya devredilmiştir”

Avukat Fatih Erdöl tarafından dilekçenin devamında “Sadece 1 tapu için tapu bedelinin çok altında bir miktar ödenmiştir. Diğer 21 taşınmaz için hiçbir ödeme yapılmamıştır. Gerçekleşen eylemin bir dolandırıcılık faaliyeti olduğunu idrak eden F.A. , müvekkil şirket yetkilisini derhal bilgilendirerek süreci gün yüzüne çıkarmıştır. Müvekkilin hiçbir talimatı ve onayı olmaksızın, şikayete konu taşınmazlar ve bunun gibi toplam 22 adet değerli gayrimenkul Y.K.’ya devredilmiştir” ifadeleri kaydedildi.

“Haluk Levent, şirket yetkililerini sürekli olarak oyalamıştır”

Dilekçenin devamında şüphelilerin haksız devir işleminden sonra taşınmazları ellerinden çıkarmak için zamanla yarıştıkları belirtilerek “Sözde iyi niyetli üçüncü kişi kazanımı kisvesi oluşturmak amacıyla, taşınmazlar sadece 24 saat içinde diğer şüpheli E.Ö.Ç.’ye ve bizzat bu şüphelinin tek yetkilisi olduğu şirkete devredilmiştir. Devam eden süreçte şüpheli Haluk Levent, taşınmaz bedellerinin ödeneceği taahhüdünde bulunarak müvekkil şirket yetkililerini sürekli olarak oyalamıştır. Müvekkil şirket yetkilileri, Haluk Levent, Y.K. ve E.Ö.Ç. tarafından organize bir şekilde dolandırıldıklarını ancak medyada çıkan haberler neticesinde acı bir şekilde anlamışlardır” ifadelerine yer verildi.

“İtibarı kötü emellerine siper etmişlerdir”

Şikayet dilekçesinde “En sarsıcı ve tehlikeli gerçek, ülkemizde milyonlarca insanın güvendiği bir ismin ve derneğin bu iğrenç dolandırıcılık planına alet edilmesidir. Şüpheli Haluk Levent ve onun kurucusu olduğu AHBAP Derneği, toplumun en hassas olduğu zamanlarda yardım faaliyetleriyle ön plana çıkmış birer güven sembolüdür. Bu şahıs ve kurum, kamu kurumların bile ötesinde sarsılmaz bir kamuoyu güveni inşa etmeyi başarmışlardır. Şüpheli Haluk Levent ve diğer şebeke üyeleri, müvekkillerimizin karşısına çıktıklarında tam olarak bu sosyolojik ve psikolojik güven duvarına yaslanmış, bu itibarı kötü emellerine siper etmişlerdir” denildi.

Nitelikli dolandırıcılık ve suç gelirlerini aklama suçlarından kamu davası açılması talep edildi

Dilekçede “Görüşmelerde özel olarak ve ısrarla AB’den ve Amerika’dan gelecek fonlardan para verileceğinin belirtilmesinin kurgunun ne kadar profesyonelce, ikna edici ve şeytanca tasarlandığını kanıtlamaktadır. Ortada müvekkillere devir bedeli olarak verilecek gerçek bir fon söz konusu değildir. Şüpheliler, sadece müvekkillerimizin milyarlarca liralık servetini dolandırmakla kalmamış, aynı zamanda sivil toplum kuruluşlarına duyulan kamusal güveni de derinden yaralayarak toplumsal değerlere ihanet etmişlerdir. Sonradan müvekkillere yollanan bir takım cüzi ödemeler, bu büyük ihanetin, planlı hilenin ve ağır suç kastının üzerini örtmeye yetmeyecek kadar zayıf, cılız ve komik girişimlerdir” ifadeleri de kullanıldı. Dilekçede Haluk Levent’in de arasında bulunduğu şüpheliler hakkında organize bir şekilde nitelikli dolandırıcılık ve suç gelirlerini aklama suçlarından kamu davası açılması talep edildi.

Melike İnal

Yorumlar (0)
Yorumlar E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi