Ece Naz’ın son anları kamerada: Mutfakta ve tencerede dikkat çeken saç telleri
Sırasöğütler Mahallesi’nde 29 Haziran’da ziyaret amacıyla gittiği evde tabancayla vurulmuş halde bulunan Ece Naz Macit, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Olayın ardından evde bulunan S.C.G, Y.O. ve A.A. gözaltına alınmış, şüphelilerden S.C.G “kasten öldürme”, Y.O. ile A.A. ise “6136 Sayılı Kanun’a muhalefet” suçundan tutuklanmıştı. Şüphelilerden A.A.’nın 30 Temmuz’da ev hapsi şartıyla tahliye edildiği, diğer 2 şüphelinin ise tutukluluk hallerinin devam ettiği bildirildi.
Kızartma tenceresinde saç telleri bulundu
Olay günü çekilen fotoğraflarda, mutfaktaki kızartma tenceresinin içinde ve mutfağın muhtelif noktalarında Ece Naz’a ait saç tellerinin bulunduğu görüldü. Öte yandan, ortaya çıkan yeni güvenlik kamerası kayıtlarında Ece Naz’ın olay günü tutuklanan zanlılardan Y.O. ile birlikte markete gittiği ve alışverişin ardından hesabı kendisinin ödediği anlar da yer aldı.
“Ya Ece beni öldürecek ya da ben Ece’yi öldüreceğim” iddiası
Kızını genç yaşta toprağa vermenin acısını yaşayan 46 yaşındaki Döne Macit, olayın yaşandığı gün eşinin işi dolayısıyla Düzce’ye taşınma hazırlığında olduklarını söyledi. Macit, “Evde eşyaları topluyordum. Eşya toplarken telefonla arandım ve kızımın silahlı kavgaya karıştığı söylendi ve en sonunda kızımın öldüğünü öğrendim. Ece Naz’ın yanındaki diğer 3 kişiyi tanımıyordum. A.A. isimli kızı sadece 1-2 sefer gördüm. Açıkçası kendisinden hoşlanmadım. Benim ondan hoşlanmadığımı o da hissetti. Kızıma da sürekli onunla görüşmemesini söyledim. ’Gözüm tutmadı’ dedim. Ece ise bana, ’Anne, sen sürekli çeşitli programlar izliyorsun. Psikolojin bozuluyor’ diyordu. Ama ben o kızı kişi olarak beğenmemiştim. Tahminimce A.A. ile 3 aydır tanışıyorlardı. A.A. bir arkadaşına, ’Ben Ece’ye arkadaş gibi yaklaşacağım. Ya Ece beni öldürecek ya da ben Ece’yi öldüreceğim’ demiş. Bunu söyleyen bir tanık da var. Neden böyle söylediğini bilmiyorum. Kızımın diğer iki erkeği A. vasıtasıyla tanıdığını düşünüyorum, daha önceden tanımıyordu” dedi.
“Ece’yi çok kıskandığını kendi arkadaş çevresine söylüyormuş”
Olaydan bir gün önce kızından haber alamadığı için karakola kayıp başvurusunda bulunduğunu da aktaran Macit, “18 yaşında olması sebebiyle bir çözüm bulamadık. A.’nın TikTok hesabını bulduk. Kızımın nerede olduğunu sorduk önce ’bilmiyorum’ dedi. Daha sonra ’Sabah yanına gittim, sonra evine bıraktım’ dedi. A. bana hakaretlerde bulundu. Ona, ’Benim kızıma sülük gibi yapıştın. Ben seni kızımın yanında istemiyorum’ dedim. Ben kızımla mesajlaşıyordum ancak Düzce’ye bizimle taşınmak istemiyordu. 3 zanlıdan da şikayetçiyim. Özellikle A.’dan şikayetçiyim. Bence buna sebebiyet veren kişi o. Çünkü kızımı o insanlarla tanıştıran da oydu, o ortama götüren de oydu. Ayrıca A., Ece’yi çok kıskandığını kendi arkadaş çevresine söylüyormuş” diye konuştu.
“Kızımın saçları öyle kendiliğinden kopacak saç değildi”
Döne Macit, ortaya çıkan saç teli delilinin boğuşmanın kanıtı olduğunu belirterek, “Benim kızımın saçları öyle kendiliğinden kopacak saç değildi. Biz sadece adalet istiyoruz” dedi.
“Kızım Azrail’in yanında yürümüş de bilememiş”
Kızının geleceğe dair büyük hayalleri olduğunu vurgulayan gözü yaşlı anne, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ece açık lisede 11’inci sınıf öğrencisiydi. Okulunu bitirdikten sonra yurt dışına gitmeyi planlıyordu. İngilizcesi iyiydi. Şimdi ben kızımı toprağa verdim ama A.A. ev hapsinde. Bu, ona verilmiş büyük bir ödül gibi. Ben çocuğumu toprağa koydum. Şimdi kilometrelerce Samsun’a yol gidip mezarına sarılıyorum. Eskiden eşim memleketine giderken yol uzun diye şikayet ederdik. Ama şimdi hiç düşünmeden gidiyorum. Kızımın toprağına sarılıyorum. Ama ne sesi var, ne nefesi var ne de kendisi. Hiçbir şey evladımın yerini doldurmuyor. Kızım Azrail’in yanında yürümüş de bilememiş. Bile bile ölüme gitmiş.”
“Ece Naz’ı kimin vurduğu açık değil”
Acılı ailenin avukatı Şeyma Öztürk ise yaptığı açıklamada, “Ece Naz, 3 arkadaşıyla birlikte arkadaşlarından birinin evinde kalıyor. Kahvaltı hazırladıkları sırada arkadaşlarından biri tarafından başından vurularak öldürülüyor. Bu olayda kimin ateş ettiği, bizim kanaatimize göre tam olarak belli değil. Ece Naz’ın yanında 3 arkadaşı var. Her ne kadar alınan ifadelerde biri suçu üstlenmiş olsa da dosyayı incelediğimizde, toplanan ve toplanmayan delillere baktığımızda Ece Naz’ı kimin vurduğu açık değil. 1 Temmuz tarihinde Ece Naz ile aynı evde bulunan 3 kişi tutuklanıyor. Ancak burada sadece faillerden biri kasten adam öldürme suçundan tutuklanırken, diğerleri 6136 Sayılı Kanun kapsamında tutuklanıyor. Bizim kanaatimize göre bu hukuka uygun değil. Çünkü dosyaya baktığımızda hiçbir delilin tam anlamıyla toplanmadığını görüyoruz. Bu nedenle verilen tutuklama kararlarının hukuksuz ve hatalı olduğu kanaatindeyiz” dedi.
“Ece’yi yanlışlıkla vurduğunu iddia ediyor”
Dosyada şu anda 2 şüphelinin tutuklu olduğunu bildiren Öztürk, “Tutuklulardan biri, ifadelerinde Ece’yi yanlışlıkla vurduğunu iddia eden S.C.G. isimli şahıs. Kendisi kasten öldürme suçundan tutuklu. Diğer tutuklu ise aynı evde bulunan Y.O., dosyada ruhsatsız silahın sahibi olarak geçiyor. Kendisi yalnızca 6136 sayılı Kanun kapsamında, yani ruhsatsız silah bulundurma suçundan tutuklu. Savcılık, Y.O.’yu adam öldürme suçundan şüpheli olarak değerlendirmedi. Bu suç yönünden yalnızca S.C.G. hakkında işlem yapıldı. 1 Temmuz’da tutuklanıp, 30 Temmuz’da tahliye edilen kişi ise A.A. O da 6136 sayılı Kanun kapsamında tutuklanmıştı. Ancak 30 Temmuz tarihinde delillerin toplandığı gerekçesiyle tahliye edildi ve şu anda ev hapsinde. Dosyada burada ciddi bir çelişki var. Olayın başında S.C.G. adam öldürme suçundan, Y.O. ve A.A. ise 6136 sayılı Kanun kapsamında tutuklanıyor. Daha sonra Y.O.’nun tutukluluğunun devamına karar verilirken ’Deliller henüz toplanmamıştır’ deniliyor. Aynı gün A.A. hakkında verilen tahliye kararında ise ’deliller toplanmıştır’ deniliyor. Bir karar diğerinin tam tersini söylüyor” diye konuştu.
“Sanki birisi Ece Naz’ın saçlarını yolup tencerenin üzerine bırakmış gibi bir görüntü var”
Avukat Öztürk, mutfaktaki delillere değinerek, şöyle devam etti:
“Olayın meydana geldiği iddia edilen mutfakta dikkat çeken bulgular var. İddia edilen diyoruz çünkü olayın gerçekleştiği yere ilişkin de ciddi şüphelerimiz bulunuyor. İddiaya göre, Ece Naz arkadaşlarıyla kahvaltı hazırlarken patates kızartıyor. Ocağın üzerinde patates tenceresi, yanında ise kızaran patateslerin konulacağı bir tabak bulunuyor. Ayrıca ocağın üst kısmında aspiratörün altında bir raf var. Ece Naz’ın patates kızartırken başından vurulduğu iddia ediliyor. Ancak olay yerinde sadece bir iki saç teli değil, sanki birisi Ece Naz’ın saçlarını yolup tencerenin üzerine bırakmış gibi bir görüntü var. Tencerenin üzerinde bir öbek saç bulunuyor. Aynı şekilde patateslerin konulacağı tabağın üzerinde de bir öbek saç var. Aspiratör bölümünde, Ece Naz’ın boyuyla örtüşebilecek yükseklikte bir tutam saç daha bulunuyor. Olay yerindeki saçların tamamı sarı renkli. A.A.’nın saçları sarı değil. Sarı saç sadece Ece Naz’a ait. Biz bu saçların bir boğuşma veya arbede sonucu kopmuş olabileceğini düşünüyoruz. Ancak dosyada bu saçların nasıl oluştuğuna veya olay yerine nasıl düştüğüne ilişkin herhangi bir veri bulunmuyor.”
“Sol tarafından göğüs hizamdan ateş ettim, daha sonra mermi başına isabet etti”
Olay gününe ilişkin değerlendirmelerine devam eden Öztürk, “Ece Naz vurulduktan sonra ocağın önünden geriye doğru, arkasındaki masa ile ocak arasına bacakları kıvrılmış şekilde düşmüş görünüyor. Elbette bunu en doğru şekilde uzmanlar değerlendirecektir. Hangi açıdan vurulduğu, bu şekilde düşmenin mümkün olup olmadığı bilirkişiler tarafından incelenmeli. Biz de bu konuda dilekçe sunduk. S.C.G.’nin, A.A.’nın ve Y.O.’nun ifadelerinin olay yeri bulgularıyla uyumlu olup olmadığının araştırılmasını istiyoruz. Çünkü S., ’Sol tarafından göğüs hizamdan ateş ettim, daha sonra mermi başına isabet etti’ diyor. Böyle bir durumda sol tarafından vurulan bir kişinin olay yerinde bu şekilde geriye doğru, bacakları kıvrılmış halde düşmesinin mümkün olup olmadığı araştırılmalı. Ancak dosyada bu konuda hazırlanmış herhangi bir bilirkişi raporu henüz bulunmuyor. Olayın hemen ardından 3 kişi de panik halinde. Komşuların ifadeleri de bunu doğruluyor. Ancak karakol ifadeleriyle olaydan hemen sonraki sözlü beyanlar arasında bazı çelişkiler var. İlk etapta S.’nin yanlışlıkla vurduğu söyleniyor. Fakat bundan önce S.’nin sözlü olarak ’A.A. vurdu’ dediğine ilişkin bilgiler var. Bu resmi tutanağa geçmemiş. Polisler bunu A.A.’ya sorduklarında, A. ’S.’nin neden böyle söylediğini bilmiyorum’ cevabını veriyor. Daha sonra yazılı ifadesinde S., silahla şakalaşırken silahın yanlışlıkla ateş aldığını ve Ece Naz’ın vurduğunu söylüyor. A.A. ise vurulma anını görmediğini, mutfakta oturduğunu, S. ile Ece Naz’ın şakalaştığını ancak ateş edildiği anı görmediğini söylüyor. Y.O. da arka odada görüntülü konuşma yaptığını ve olayı görmediğini ifade ediyor” ifadelerini kullandı.
“Buna rağmen şüpheli ifadesinde silah kullanmayı bilmediğini beyan ediyor”
Şüpheli S.C.G.’nin ifadesindeki çelişkilere dikkati çeken Öztürk, “Şüpheli ifadesinde ’Ben hiç silah kullanmadım, silah kullanmayı bilmem’ diyor. Ancak dosyada yer alan başka ifadelerde şüphelinin olaydan bir ya da iki hafta önce atış talimi yaptığı belirtiliyor. Hatta buna ilişkin görüntülerin telefonunda bulunduğu da söyleniyor. Telefon incelemesi henüz tamamlanmadığı için bu bilgilerin doğruluğu şu an teyit edilemiyor. Ayrıca bazı tanıklar S.’nin daha önce eğlence amacıyla silahla atış yaptığını ve tabanca kullanmayı bildiğini söylüyor. Buna rağmen şüpheli ifadesinde silah kullanmayı bilmediğini beyan ediyor” dedi.
“Silah bir gece boyunca A.A.’nın yanında kalıyor”
Olayda kullanılan ruhsatsız silahın Y.O.’ya ait olduğunu dile getiren Öztürk, “Ancak olaydan bir gece önce Y.O. silahı A.A.’ya veriyor. Silah bir gece boyunca A.A.’nın yanında kalıyor. Yani silah Y.O.’ya ait olsa da A.A. da bu silahı kullanıyor. Biz bunu zaten anlayamadık. A.A., olaydan bir gece önce evden çıkarken, ’Başıma bir şey gelir’ diyerek silahı yanına aldığını söylüyor. Demek ki bu silah ortak kullanılıyor. S. de istediği zaman bu silaha erişebiliyor. Çünkü olay anına ilişkin ifadelerde, ’Silah komodinin üzerindeydi, ben gidip aldım’ deniliyor. O halde bu silah, üçünün de ortak kullandığı bir silah. Bizim kanaatimiz bu yönde” şeklinde konuştu.
“Kıskançlık ve husumet” iddiası
Ece Naz ile şüpheli A.A. arasında olay öncesine dayanan bir husumet olduğunu öne süren Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Aralarında geçimsizlik yaşandığına, küslük olduğuna ilişkin tanık beyanları bulunuyor. Biz bu tanıkları da dosyada dinleteceğiz. Şu anda araştırma aşamasındayız. Bizim kanaatimize göre burada iştirak de olabilir, yardım etme suçu da olabilir. Hatta ateş eden kişi S.C.G. olmayabilir; A.A. da olabilir, Y.O. da olabilir. Sebep kıskançlık olabilir. Anlık bir kavga olabilir. Ece’ye baktığınızda hoş, alımlı bir genç kızdı. Ailenin anlattıkları, sosyal medya paylaşımları ve genel yaşam tarzı değerlendirildiğinde A.A. ya da diğer kişiler tarafından kıskanılmış olabileceğini düşünebiliriz. Olaydan önce taraflar arasında bir arbede yaşanmış veya Ece’ye yönelik bir saldırı olmuş da olabilir. Bu aşamada kesin bir şey söylemek mümkün değil. Her ihtimal değerlendirilmeli. Bütün raporlar dosyaya geldikten ve tüm deliller toplandıktan sonra olay netleşecektir. Komşular o gece herhangi bir arbedeye ilişkin ses duymamışlar. Zaten kamera kayıtlarına göre eve oldukça geç saatte gidiyorlar. Yanlış hatırlamıyorsam gece saat 02.00 civarında eve giriş yapıyorlar. Komşular olaydan sonra da herhangi bir kavga sesi duymadıklarını ifade ediyor. Ancak bu, arbede yaşanmadığını göstermez. Çünkü olay çok kısa sürede gerçekleşiyor. Market görüntülerine göre Ece Naz olaydan yaklaşık 20 dakika önce markete gidiyor. Kahvaltılık alışveriş yapıyorlar, hatta patatesi de o sırada alıyorlar. Olayın gerçekleşme süresi yaklaşık 10-15 dakika gibi görünüyor. Bu nedenle komşuların ses duymamış olması, mutlaka arbede yaşanmadığı anlamına gelmez” dedi.
“Hiçbir sebep, hiçbir gerekçe, hiçbir mazeret Ece Naz’ın öldürülmesini haklı gösteremez”
Soruşturmadaki eksikliklerin giderilmesini talep eden Öztürk, açıklamasını şöyle tamamladı:
“3 şüphelinin bulunduğu bir olayda bir ay içerisinde bir kişinin tahliye edilmesini gerçekten hukuka aykırı buluyoruz. Ortada hayatını kaybetmiş gencecik bir kız var. Hiçbir sebep, hiçbir gerekçe, hiçbir mazeret Ece Naz’ın öldürülmesini haklı gösteremez. Bu nedenle soruşturmadaki yanlış uygulamalardan dönülmesi, eksik incelemelerin tamamlanması ve hem Y.O.’nun hem de A.A.’nın yalnızca 6136 sayılı Kanun kapsamında değil, kasten adam öldürme suçu yönünden de değerlendirilerek tutuklanmaları gerektiğini düşünüyoruz. Umarım sunduğumuz deliller doğrultusunda gerekli incelemeler yapılır ve buna uygun bir karar verilir.”
Fehime Kartal – Cihan Atik – Mert Gürenç
