Kategori: En Son Haberler

İdamların yıl dönümünde Süleyman Soylu anlattı: “1960 darbesi Batı’nın katliamıdır”

27 Mayıs 1960’taki askeri darbenin ardından Milli Birlik Komitesi’nin idam kararlarını onaylamasıyla 16 Eylül 1961’de Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’nun cezaları sabaha karşı infaz edildi. Başbakan Adnan Menderes ise 17 Eylül 1961’de İmralı Cezaevi’nde asılarak idam edildi. İdamların üzerinden 65 yıl geçerken, Demokrat Partililerin yargılandığı ve toplumsal hafızayı canlı tutan bugünkü adıyla Demokrasi ve Özgürlükler Adası’na vatandaşların ziyaretleri sürüyor. Demokrat Parti Genel Başkanlığı görevinde de bulunan TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, yaşananları değerlendirdi.

“Türk sağı tam bağımsızlıkçıdır; temeli Demokrat Parti 1950-1960 döneminde atılmıştır”

Türk sağının millet merkezli bir siyasi anlayışın temsilcisi olduğunu belirten Soylu, “Türkiye sağı, Türk sağı bağımsızlıkçıdır. Türk sağı sağduyu sahibidir ve Türk sağı büyümecidir, gelişmecidir. Milleti devletiyle beraber bir bütün haline getirmeye yönelik adımların esas sahibidir” dedi. Demokrat Parti döneminin bugün sürdürülen tam bağımsızlık politikasının temelini oluşturduğunu ifade eden Soylu, “1950-60 dönemi, tam bağımsızlık politikasının ana nüvesini oluşturmuştur. Bugün Türkiye nasıl tam bağımsız politikalara adım adım yürüyorsa bugünün temeli o günlerde tam anlamıyla atılmıştır. Batı, Batı dışı toplumlarda neyi reva görüyorsa, yani sömürgeci bir anlayışı nasıl uygulamışsa Türkiye’de de elitler üzerinden aynı sömürgeci anlayışı hayata geçirmeye çalışmıştır. Türkiye’nin geleneklerini, göreneklerini ve sağduyusunu ortadan kaldırarak Batı’nın, tırnak içinde söylüyorum, bir uydu devleti haline getirmeye çalışan bir anlayış ortaya koymuştur. Bugün Türkiye nasıl tam bağımsız politikalara adım adım yürüyorsa, bugünün temeli o günlerde tam anlamıyla atılmıştır” diye değerlendirdi.

“1960 darbesi Batı’nın katliamıdır, aynen Srebrenitsa’da olduğu gibi katliamdır”

Yaşananların kabul edilemez olduğunun altını çizen Soylu, şöyle konuştu: “Tek parti döneminin elitleri, bürokratik oligarkları ve oligarşinin tüm mensupları Batı ile bir anlaşma içine girmiştir. Bunu yırtan, tam anlamıyla Demokrat Parti dönemidir. Ezanın aslıyla buluşmasından milletin kendi değerleriyle buluşmasına kadar bütün adımlar o dönemde cesur bir şekilde atılmıştır. Batı, Demokrat Parti’ye ve İstiklal Madalyası sahibi bir başbakana ‘Ya benim olacaksın ya da kara toprağın’ demiştir. Bu kadar nettir. 1960 darbesi Batı’nın katliamıdır, aynen Srebrenitsa’da olduğu gibi bir katliamdır. Her akşam ve her gün ajanslarda darbeden sonra Adnan Menderes, Celal Bayar, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan ve Demokrat Partililer ile aileleri hakkında iftiralar atılmıştır. Bu iftiralar günlerce, aylarca, hatta yıllarca sürmüştür.”

Sözlerini Gazze üzerinden verilen medya mücadelesine de değinerek sürdüren Soylu, şöyle konuştu:

“Bugün Gazze’de ABD ve İsrail basınının dünyaya neler servis ettiğini hep beraber yaşıyoruz. Bize söylemek istedikleri şu: ‘Siz Abdülaziz’in hal fotoğrafını unuttunuz ama size Adnan Menderes’in idam fotoğrafını göstermek istiyoruz. ’Adnan Menderes’in idam fotoğrafı, bu ülkenin matbuatında her 3-6 ayda bir ülkenin yöneticilerine gösterilerek ‘Sizi bu hale getiririz’ diye örneklendirilen, o insanların korkutulmaya çalışıldığı bir fotoğraftır. Rahmetli Aydın Menderes’in idam dönemiyle ilgili bana söylediği bir cümle vardır: ‘Hayatım boyunca ona yapılan bir muamelenin iğrençliği vücudumun her tarafını titretmiştir.’ Sarsıldım mı? Sarsıldım ama korkmadım. Darbeyi yapanlar alçaktır, ahlaksızdır. Hiçbir değere de sahip değillerdir. Batı’nın uşaklarıdırlar. Bugün alınması gereken dersler, Türkiye’yi yönetenler tarafından hep bir tecrübeyle yarına aktarılmaktadır”

“1950-1960 tarihi silinmişti”

İçişleri Bakanlığı döneminde yaşadıklarını da paylaşan Soylu, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nin kuruluş sürecini anlattı: “İçişleri Bakanlığım döneminde, Sayın Cumhurbaşkanımızın da önerileriyle birlikte, onun çok sevdiği Çine Çayı’nın kenarında bir Adnan Menderes Demokrasi Müzesi yaptırdık. O müzeye materyal bulmakta zorlandık. Çünkü 1950-1960 tarihi silinmişti. Türkiye’ye sesleniyorum: 15 Temmuz olsaydı, aynısını Tayyip Erdoğan’a yapacaklardı. 1960 Darbesi, Batı’nın bu ülkenin gelişmesine yönelik uydu devlet projesini hayata geçirememesinin intikamıdır. 1960 da, 15 Temmuz da, 1980 de, 1971 muhtırası da, 28 Şubat da aynıdır. Bütün bunların anası, Abdülaziz’e yapılan darbedir.”

Son Haberler

İran’da yolcu uçağında korku dolu anlar: Kabinin tavanı çöktü

İran’da yolcu uçağında korku dolu anlar yaşandı. Meşhed’den Kirmanşah kentine sefer yapan Sepehran Airlines’a ait…

21 Eylül 2026

Thomas Reis, Trabzon’a geldi

Trabzonspor’da Fatih Tekke ile yolların ayrılmasının ardından teknik direktör arayışları kapsamında Thomas Reis isminde karar…

21 Eylül 2026

Sanık Alican Akün: “Murat Ongun’un eşinin firması BYZAG’a herhangi bir ürün almadan ödeme yaptım sadece”

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ikinci duruşmasının 17’inci gününde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına…

21 Eylül 2026

AK Parti Sözcüsü Çelik: “Türkiye’nin gündeminde şu anda bir seçim yoktur”

AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AK…

21 Eylül 2026

Fidan: “(ABD-İran) ihtilafınının bir an evvel diplomatik yollarla çözüme kavuşturulmasını istiyoruz

Bakan Fidan, çalışma ziyaretinde bulunmak üzere Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye geldi. Fidan, temasları kapsamında Azerbaycan Dışişleri…

21 Eylül 2026

Bakırköy’de İETT otobüsü alev alev yandı

Olay, Bakırköy E-5 Karayolu Ankara istikametinde seyir halinde olan S. Sucu idaresindeki 34 GA 8534…

21 Eylül 2026