Restorasyon sürecinde caminin duvarı içerisinde tespit edilen ve yapıya ait olmadığı belirlenen taşın kaldırılmasıyla birlikte boşluk ortaya çıktı. Bu boşluktan çıkan çok sayıda kağıt parçası, uzman ekiplerin dikkatli çalışmasıyla tek tek toplanarak Ankara’ya gönderildi. Kağıtların oldukça kırılgan, dağılmış ve ciddi şekilde deformasyona uğramış olduğu belirlenirken, eserlerin zarar görmeden incelenebilmesi için özel konservasyon sürecine alındığı bildirildi.
“El şeklinde dağılmış parçalar tek tek toplandı”
Parmakören Mahallesi Muhtarı Mehmet Dinler, Restorasyonun 2024 yılında başladığını belirten Dinler, Vakıflar Bölge Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı incelemelerde duvar içerisindeki taşın yapıya ait olmadığının tespit edildiğini söyledi. Taşın çıkarılmasıyla birlikte duvar içinde bir boşluk (oyuk) ortaya çıktığını ifade eden Dinler, “Ustalar o boşluğu açınca içinden çok sayıda kağıt parçası çıktı. Profesör hocalarımızla birlikte bunları dikkatlice sehpaların üzerine yaydık. Çok hassas oldukları için zarar görmemesi adına Ankara’ya gönderilmesine karar verildi” dedi. Mehmet Dinler ayrıca, parçalar arasında nehir benzeri çizimler, bitki ve farklı figürlerin de bulunduğunu, ilk etapta eserin ne olduğunun tam olarak belirlenemediğini aktardı.
Ankara’da titiz konservasyon süreci
Ankara’daki Kağıt Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmalarda, eserlerin ileri derecede yıpranmış ve parçalanmış olduğu tespit edildi. Uzmanlar, eserlerin kimyasal ve fiziksel stabilizasyonunu sağladıktan sonra parçaları tek tek birleştirme sürecine geçti. Konservasyon sürecinin oldukça uzun ve dikkat gerektirdiği, her parçanın konumunun mikroskobik incelemeler ve dijital eşleştirme yöntemleriyle belirlendiği ifade ediliyor.
Mekke şehir planı ihtimali güçleniyor
Yapılan ilk değerlendirmelerde, parçaların bir bütün halinde Mekke’nin yerleşim planını gösteren bir çalışma olduğu ihtimali öne çıktı. Eserin Osmanlı döneminde kutsal topraklara yönelik hazırlanmış bir minyatür şehir planı olabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, çalışmalar tamamlandığında eserin hem sanat tarihi hem de İslam coğrafya ve şehir planlama tarihi açısından önemli bilgiler sunabileceğini belirtiyor. Parçaların birleştirme sürecinin tamamlanmasının ardından eserin pano haline getirilerek Kütahya Müze Müdürlüğü’nde sergilenmesi planlanıyor. Böylece hem eser korunmuş olacak hem de kamuoyunun ziyaretine açılarak kültürel mirasa kazandırılacak.
Caminin tarihi hâlâ net değil
Parmakören Mahallesi Camisi’nin kesin yapım tarihi ise henüz netlik kazanmış değil. Bölge kayıtlarında yapının 1840’lı yıllarda bir onarım geçirdiği bilgisine ulaşıldığı, ancak orijinal inşa tarihinin belirlenemediği ifade ediliyor. Bazı araştırmalarda yapının Selçuklu dönemine uzanabileceği ihtimali üzerinde durulsa da, bu konuda kesin bir akademik sonuç bulunmuyor. Uzmanlar, hem mimari incelemelerin hem de bulunan eserlerin caminin tarihine ışık tutabileceğini belirtiyor. Ankara’da devam eden konservasyon ve birleştirme çalışmalarının tamamlanmasının ardından, eserin içeriği ve tarihi kimliği hakkında daha net bilgilere ulaşılması bekleniyor. Uzmanlar, bu keşfin Anadolu’daki dini mimari içinde nadir rastlanan önemli bir bulgu olabileceğini ifade ediyor.
Hüseyin Efe
Sivas’ta bir vatandaş çöplükten hurda toplarken 128 parçadan oluşan tarihi eserlerle ile karşılaştı. Vatandaşın, bulduğu…
Olay, geçtiğimiz Cuma günü merkez Karatay ilçesinde bulunan Kocatepe İlkokulu’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre,…
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:Aziz milletim, değerli vekil arkadaşlarım, hanımefendiler beyefendiler sizleri en kalbi…
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi verilerine göre İstanbul genelinde baraj doluluk oranlarında dikkat çeken bir…
Edinilen bilgilere göre, doğal yaşam alanında yiyecek bulamayan bir yaban domuzu, şehir merkezine indi. Kentin…
Bartın Üniversitesi Kutlubay Kampüsü önünde seyir halinde olan H.K. idaresindeki 74 HO 1053 plakalı halk…